Ergen Beyin Rehberi

0
0

Gençlik ve gençlik dönemine dair geçmişten günümüze kadar pek çok söylenegelmiştir. Öyle ki M.Ö. 350 yılında eski çağ filozoflarından, Aristoteles,  “Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar” derken,  Yunan didaiktik şiiri atası diye anılan ünlü ozan Hesiod ise, “Günümüz gençleri öyle umursamaz ki, ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağır başlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kurallara boş veriyorlar. Çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar.” diye yazmış. Günümüzde de gençlere, gençliğe ilişkin söylemlerde pek de değişiklik olmadı. Ergen beyni hakkında yeterince bilgi sahibi olunsaydı, onlara dair etiketler yapılır mıydı? Ergenlik dönemini yaşayan gençleri anlamanın öncelikle ilk adımı, onların ergen beynini anlamaktan geçiyor. Halbuki ergenlik dönemi, ergen beynine ilişkin ezberlerin ve efsanelerin dışında bilinen pek az şey var. Üstelik insan ergen beynini konu alan çok az kitap yazılıyor. Bunun için özellikle, Tuti Kitap’tan yayınlanan Ergen Beyin Rehberi kitabını okuyup paylaşmak istedim. Bütün-Beyinli Çocuk kitabıyla ebeveyn-çocuk ilişkisine yeni bir bakış getiren nöropsikiyatrist Daniel J. Siegel, Ergen Beyin Rehberi kitabıyla bu kez ergen beyninin gücü ve amacına odaklanmış. Yazar, kitabının amacını, ‘’hangi yaşta olursak olalım, dünyaya sağlık ve mutluluk getirmek için ergenliğin temel özelliklerini anlamak ve onları beslemek’’, olarak ifade ediyor. Daniel J. Siegel, hayatın ergenlik döneminin gerçekte cesaretin ve yaratıcılığın en güçlü dönemi olduğuna dair görüş bildiren bir kitap yazmış.

Daniel J. Siegel, Ergen Beyin Rehberi kitabıyla bu kez ergen beyninin gücü ve amacına odaklanmış. Yazar, kitabının amacını, ‘’hangi yaşta olursak olalım, dünyaya sağlık ve mutluluk getirmek için ergenliğin temel özelliklerini anlamak ve onları beslemek’’, olarak ifade ediyor. Daniel J. Siegel, ergenliği çözülmesi gereken bir problem yahut katlanılması gereken bir zorluk olarak değil, hayatın ergenlik döneminin gerçekte cesaretin ve yaratıcılığın en güçlü dönemi olduğuna dair görüşünde.  Ergen Beyin Rehberi kitabı, gençlerin her gün karşılaştıkları duyguları ve ilişkileri yönetebilmeleri için pratik öneriler sunması yanı sıra iç görü kazanmalarında da destekleyecek nitelikte.

Ergen Beyin Rehberi kitabı dört bölümden oluşuyor. 1. Bölümde, ergenliğin özünü ve onun önemli boyutlarının anlaşılmasının gerek şimdi gerekse ömür boyu nasıl yaşama gücü vereceği araştırılmış. 2. Bölümde, ergenlik döneminde beynin nasıl büyüdüğünü ve böylelikle hayatın bu döneminde önümüze çıkarttığı fırsatlardan nasıl faydalanabileceğimiz açıklanmış. 3. Bölümde, ilişkilerin kimliğimizi nasıl oluşturduğunu ve hem kendi kendimizle hem de başkalarıyla güçlü ilişkiler kurmak için neler yapabileceğimiz araştırılmış. 4.Bölümde ise, ergenlikteki değişim ve zorlukların en iyi şekilde yönetilme yöntemlerine yer verilmiş. Her bölümün sonunda yer alan, beyinlerimizin ve ilişkilerimizin güçlenmesi için bilimsel olarak kanıtlanmış tavsiyelerin bulunduğu Zihinsel Görüş Araçları bölümlerinde bu süreç boyunca kullanılabilecek pratik tavsiyelerde bulunulmuş.

Daniel J. Siegel, ergenlerle ilgili efsanelere şu ifadeleriyle yer veriyor, ‘’Bu efsanelerin başında öfke hormanlarının ergenlerin ‘’delirmelerine’’ yahut ‘’akıllarını kaybetmelerine’’ neden olduğudur. Bir diğeri, ergenliğin bir olgunlaşmamışlık dönemi olduğu ve gençlerin ‘’büyümesi’’ gerektiğidir. Ergenlik döneminde büyümenin, yetişkinlere bağımlılıktan kurtularak tamamen onlardan bağımsız olmayı gerektirdiğidir’’. Ve şöyle devam ediyor, ‘’bu efsanelerin önüne geçtiğimizde onların maskelediği gerçek doğruları görebiliriz, böylece ergenlerin hayatları ve hayatlarındaki yetişkinler çok daha iyi hale gelir’’.

Ergen Beyin Rehberi kitabını okuduktan sonra bir kez daha anladım ki, ergenlik yıllarımızı nasıl yaşadığımızın, hayatımızın geri kalanını nasıl yaşadığımız üzerinde doğrudan etkisi var.

Ergenlik döneminde beynimizdeki değişiklikleri ise yazar şöyle açıklıyor;  

‘’Erken gençlik yıllarında beynimizde meydana gelen değişiklikler, ergenlik yıllarındaki idrakimizde dört özellik oluşturur; Orijinallik arayışı, sosyal ilişkiler, artan duygusal yoğunluk ve yaratıcı araştırıcılık. Beynin temel devrelerinde, ergenlik dönemini çocukluktan ayıran bazı değişimler vardır. Bu değişiklikler, gençlerin yeni şeyler denerken ödüllendirilme isteklerini, yaşıtlarıyla farklı şekillerde ilişki kurmalarını, daha yoğun duygular hissetmelerini ve bir şeyler yaparken mevcut yöntemleri kullanmak yerine dünyada var olduklarını göstermek üzere yeni yollar keşfetmelerini etkiler. Bu her bir değişiklik, ergenlik dönemimiz boyunca düşüncelerimiz de, duygularımızda, iletişimimizde ve karar vermemizde köklü farklılaşmaların ortaya çıkması için gereklidir. Bu müspet değişikliklerin yanında menfi ihtimaller de vardır. Şimdi ergen beyninin gelişmesinin bu dört özelliğinin artı ve eksilerini, hayatımızı nasıl fayda risklerle doldurduğunu görelim…’’

Ergenlik dönemi aslında bir cevher ve bu cevhere mücevver gibi bakabilmeliyiz. Bu da ancak ergen beynini bilmekten geçiyor. Bu topraklarda yaşayan ergen beyinlerin bir cevher olduğunu gören, onlara güvenerek ülkenin geleceğini emanet eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e minnet ve şükranla.

Bu kitap, ergen beynini anlamak isteyen gençler, ‘’ergenlerle’’ çalışan öğretmenler, psikologlar, koçlar, ergenlik döneminde çocuğu olan anne- babalar ve bir zamanlar kendinin de ergen olduğunu hatırlayan tüm yetişkinler için…

Bu yazım 22.05.2020 tarihinde Eğitimpedia‘ da yayınlanmıştır.

Bu kitabı, insanların okumasını sağlayan ve de Hayvan Ambulansıve Tedavisi sistemini finanse edebilecek Kitap Koala‘dan temin edebilirsiniz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × 3 =